Gusül Farz mı Sünnet mi? Dini ve Fıkhi Açıklamalar Gusül, İslam’da cünüplük, hayız ve nifas gibi durumların ardından bedeni ve manevi temizlik için yerine getirilmesi gereken önemli bir ibadettir. Ancak, gusülün farz mı yoksa sünnet mi olduğu konusu, İslam’ın dört ana mezhebi olan Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî arasında farklılık göstermektedir. Bu yazıda, gusülün farz mı sünnet mi olduğuna dair mezheplerin görüşlerini inceleyeceğiz. Hanefî Mezhebine Göre Gusül Hanefî mezhebine göre gusül, cünüplük, hayız ve nifas gibi durumların ardından yerine getirilmesi gereken bir farzdır. Gusülün farzları üçtür: 1. Ağıza su alıp boğaza kadar çalkalamak (mazmaza) 2. Burna su çekmek ve burnu…
Yorum BırakSevimli Bilgi Durağı Yazılar
Hristiyanlıkta Kanon Nedir? Geleceğin İnancını Şekillendirecek Kavram Üzerine Vizyoner Bir Bakış Bazı kavramlar vardır ki geçmişte ortaya çıkmış olsa da geleceği derinden şekillendirme gücüne sahiptir. “Hristiyanlıkta kanon” da tam olarak böyle bir kavram. Bugün sizlerle birlikte bu konunun sadece tarihsel köklerini değil, gelecekte inanç dünyası üzerindeki olası etkilerini de düşünmek istiyorum. Hazır olun; çünkü bu yazı, klasik bilgilerin ötesine geçip birlikte beyin fırtınası yapacağımız bir keşif yolculuğu olacak. Kanon Nedir? Kutsal Metinlerin Ölçüsü Kanon, kelime anlamıyla “ölçü”, “kural” veya “standart” anlamına gelir. Hristiyanlıkta ise bu terim, kutsal ve bağlayıcı kabul edilen metinlerin bütününü ifade eder. Yani kanon, hangi kitapların “Tanrı…
Yorum BırakDini Gücük Ne Demek? Tarihsel Süreçte İnanç, Dönüşüm ve Toplum Geçmişi Anlamaya Çalışan Bir Tarihçinin Gözünden Geçmişin tozlu sayfalarını karıştırdığımda, beni en çok etkileyen şey insanın inançla kurduğu bağ olmuştur. İnanç, tarih boyunca toplumların yönünü belirleyen, uygarlıkları şekillendiren güçlü bir dinamikti. Ancak bu bağ, her zaman aynı derinlikte ve bütünlükte olmadı. İşte bu noktada karşımıza çıkan kavramlardan biri de dini gücük kavramıdır. Dini gücük, kelime anlamıyla “inançta yüzeysellik” veya “dini anlayışın eksik ve biçimsel olması” demektir. Yani dinin özünden çok, görünüşüne odaklanmak; inancın ruhunu yaşamak yerine onun kabuğunda kalmak anlamına gelir. Bu olgu, sadece bireysel bir durum değil, tarih boyunca…
Yorum BırakBir Tarihçinin Kaleminden: “Yok Etme” Kavramının Derin Anlamı Tarihi incelerken her zaman aynı soruya takılırım: İnsanlık, varlığını inşa ederken neden sürekli bir şeyleri yok etme ihtiyacı duymuştur? Bir tarihçi olarak geçmişin sayfalarını çevirirken, bu “yok etme” olgusunun sadece fiziksel değil, zihinsel ve kültürel bir süreç olduğunu görürüm. Bulmacalarda “yok etme” sözcüğü basit bir kelime eşlemesi gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal bağlamda çok daha derin bir anlam taşır. Bulmacada Yok Etme Ne Demek? Bulmacalarda “yok etme” ifadesi genellikle “imha”, “ortadan kaldırma”, “silme”, “yıkım” ya da “iptal” gibi kelimelerle eşleştirilir. Bu, dilsel düzeyde bir eşanlam ilişkisidir. Ancak bir kelimeyi yalnızca sözcük…
Yorum BırakGıdanın Tanımı Nedir? İktidar, Toplumsal Düzen ve Kadın-Erkek Perspektifinden Siyaset Bilimi Analizi Güç ilişkileri, toplumları şekillendirir. Bu ilişkiler, sadece politika arenasında değil, aynı zamanda en temel yaşam kaynaklarımızda, örneğin gıda gibi unsurlarda da kendini gösterir. Gıda, sadece hayatta kalmamızı sağlayan bir madde değildir; o, aynı zamanda iktidar, ideoloji, kurumlar ve vatandaşlıkla şekillenen bir araçtır. Bir siyaset bilimci olarak, gıdanın tanımını sadece biyolojik bir gereklilik olarak değil, toplumsal ilişkilerin ve güç dinamiklerinin bir yansıması olarak incelemek gerektiğini düşünüyorum. Gıda, kimin neyi nasıl ve ne kadar tüketeceğini belirleyen bir unsur olup, bu durum iktidarın ve toplumsal yapıların karmaşık etkileşimini ortaya koyar. Peki,…
4 YorumGofret Sağlıklı mı? Edebiyatın Perspektifinden Bir Yorum Kelimeler, yalnızca nesneleri tanımlamaz; aynı zamanda anlamların dünyasını kurar. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında “gofret” yalnızca çikolata kaplı ince bisküvi katmanlarından oluşmaz; çocukluğun belleğinde saklı kalmış tatların, reklamlardaki kahramanların ve toplumsal dönüşümlerin sembolüdür. “Gofret sağlıklı mı?” sorusu da, sadece gıdanın fizyolojik etkisini değil, aynı zamanda edebiyatın bize öğrettiği metaforik anlamları çağrıştırır. — Gofretin Hikâyesi: Bellekten Damağa Her yiyecek gibi gofretin de bir hikâyesi vardır. Romanların arka planında kimi zaman bir kahve eşliğinde, kimi zaman çocuk karakterlerin elinde beliren bir ayrıntıdır. Örneğin, toplumsal gerçekçi romanlarda bir gofret, yoksul bir çocuğun nadiren tattığı küçük bir mutluluğu…
6 YorumUnutkanlık Ne Zaman Ciddiye Alınmalı? Küresel ve Yerel Perspektifler Hafızamız, kimliğimizin en değerli parçalarından biri. Çoğu zaman günlük telaşlar arasında küçük unutkanlıklar yaşarız: marketten alınacak listeyi hatırlamamak, bir arkadaşın doğum gününü gözden kaçırmak ya da telefonumuzu nereye koyduğumuzu bulamamak. Ancak bazen bu unutkanlıklar sıradanlığın ötesine geçebilir. İşte tam da bu noktada, “Unutkanlık ne zaman ciddiye alınmalı?” sorusu karşımıza çıkar. Bu yazıda, hem küresel hem de yerel perspektiflerden bakarak unutkanlığın farklı kültürlerde nasıl algılandığını, hangi durumlarda dikkate alınması gerektiğini ve topluluk olarak bu konuda nasıl bir farkındalık geliştirebileceğimizi ele alacağız. Küresel Perspektif: Unutkanlık Evrensel Bir Endişe mi? Unutkanlık, dünyanın dört bir…
Yorum BırakGerekçeli Karar Nedir? Ne Zaman Sonuçlanır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, her gün karşımıza çıkan bir soru vardır: “Neden insanlar bazı kararları alırken diğerlerini reddeder?” Gerekçeli kararlar, bu sorunun merkezinde yer alır. İnsanlar, verdikleri kararların arkasında mantıklı bir gerekçe arar. Ancak, bu gerekçelerin ne kadar “gerçekten” mantıklı olduğu, çoğu zaman yalnızca bilincin farkındalığına bağlıdır. İnsanlar karar alırken çoğu zaman bilişsel, duygusal ve sosyal faktörlerin etkisi altında kalırlar. Bu yazıda, gerekçeli kararları psikolojik bir mercekten inceleyecek ve bu kararların ne zaman sonuçlandığını anlamaya çalışacağız. Gerekçeli Karar ve Bilişsel Psikoloji Bilişsel psikoloji, insanların nasıl düşündüklerini ve…
Yorum BırakAltın Kum Plajı Nerede? Kaynakların Sınırlılığından Toplumsal Refaha Uzanan Bir Ekonomik Bakış Bir ekonomist olarak sahile baktığımda yalnızca deniz ve kum görmem; aynı zamanda kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin maliyeti üzerine düşünen bir sistem görürüm. Çünkü her kum tanesi, her turist, her işletme; bir kararın, bir fırsat maliyetinin yansımasıdır. “Altın Kum Plajı nerede?” sorusu bu anlamda yalnızca coğrafi bir merak değildir. Aynı zamanda piyasa dinamiklerinin, bireysel tercihlerle toplumsal refah arasındaki dengenin sorgulandığı bir ekonomik metafordur. Turizm Ekonomisinin Kalbi: Altın Kum’un Coğrafi Değeri Altın Kum Plajı, Ege kıyılarında yer alan Didim’in en bilinen turistik alanlarından biridir. Ancak burada önemli olan “nerede olduğu”…
Yorum BırakTavşan Yürekli Ne Demek? Geçmişin İfadesi ve Toplumsal Dönüşümler Üzerinden Bir Analiz Bir tarihçi olarak, her kelime ve deyimin ardında, yıllar boyunca şekillenen toplumsal bir bağlamın olduğunu düşünüyorum. “Tavşan yürekli” gibi deyimler, halk arasında basit bir ifadeymiş gibi görünebilir; ancak bunların anlamlarını araştırırken, hem geçmişin izlerini hem de zaman içinde toplumsal dönüşümleri görmek oldukça öğretici. Bu deyimi daha derinlemesine incelediğimizde, tavşanın, doğanın her zaman korkusuz, cesur ve zeki bir varlık olarak tasvir edilmesinin aksine, insan karakterinin farklı katmanlarını temsil eden bir sembol olarak nasıl evrildiğine şahit olacağız. Tavşan Yürekli: Anlamı ve Kökeni Tavşan yürekli ifadesi, halk arasında cesaretten yoksun, ürkek…
Yorum Bırak