Bir Tarihçinin Kaleminden: “Yok Etme” Kavramının Derin Anlamı Tarihi incelerken her zaman aynı soruya takılırım: İnsanlık, varlığını inşa ederken neden sürekli bir şeyleri yok etme ihtiyacı duymuştur? Bir tarihçi olarak geçmişin sayfalarını çevirirken, bu “yok etme” olgusunun sadece fiziksel değil, zihinsel ve kültürel bir süreç olduğunu görürüm. Bulmacalarda “yok etme” sözcüğü basit bir kelime eşlemesi gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal bağlamda çok daha derin bir anlam taşır. Bulmacada Yok Etme Ne Demek? Bulmacalarda “yok etme” ifadesi genellikle “imha”, “ortadan kaldırma”, “silme”, “yıkım” ya da “iptal” gibi kelimelerle eşleştirilir. Bu, dilsel düzeyde bir eşanlam ilişkisidir. Ancak bir kelimeyi yalnızca sözcük…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Gıdanın Tanımı Nedir? İktidar, Toplumsal Düzen ve Kadın-Erkek Perspektifinden Siyaset Bilimi Analizi Güç ilişkileri, toplumları şekillendirir. Bu ilişkiler, sadece politika arenasında değil, aynı zamanda en temel yaşam kaynaklarımızda, örneğin gıda gibi unsurlarda da kendini gösterir. Gıda, sadece hayatta kalmamızı sağlayan bir madde değildir; o, aynı zamanda iktidar, ideoloji, kurumlar ve vatandaşlıkla şekillenen bir araçtır. Bir siyaset bilimci olarak, gıdanın tanımını sadece biyolojik bir gereklilik olarak değil, toplumsal ilişkilerin ve güç dinamiklerinin bir yansıması olarak incelemek gerektiğini düşünüyorum. Gıda, kimin neyi nasıl ve ne kadar tüketeceğini belirleyen bir unsur olup, bu durum iktidarın ve toplumsal yapıların karmaşık etkileşimini ortaya koyar. Peki,…
4 YorumGofret Sağlıklı mı? Edebiyatın Perspektifinden Bir Yorum Kelimeler, yalnızca nesneleri tanımlamaz; aynı zamanda anlamların dünyasını kurar. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında “gofret” yalnızca çikolata kaplı ince bisküvi katmanlarından oluşmaz; çocukluğun belleğinde saklı kalmış tatların, reklamlardaki kahramanların ve toplumsal dönüşümlerin sembolüdür. “Gofret sağlıklı mı?” sorusu da, sadece gıdanın fizyolojik etkisini değil, aynı zamanda edebiyatın bize öğrettiği metaforik anlamları çağrıştırır. — Gofretin Hikâyesi: Bellekten Damağa Her yiyecek gibi gofretin de bir hikâyesi vardır. Romanların arka planında kimi zaman bir kahve eşliğinde, kimi zaman çocuk karakterlerin elinde beliren bir ayrıntıdır. Örneğin, toplumsal gerçekçi romanlarda bir gofret, yoksul bir çocuğun nadiren tattığı küçük bir mutluluğu…
6 YorumUnutkanlık Ne Zaman Ciddiye Alınmalı? Küresel ve Yerel Perspektifler Hafızamız, kimliğimizin en değerli parçalarından biri. Çoğu zaman günlük telaşlar arasında küçük unutkanlıklar yaşarız: marketten alınacak listeyi hatırlamamak, bir arkadaşın doğum gününü gözden kaçırmak ya da telefonumuzu nereye koyduğumuzu bulamamak. Ancak bazen bu unutkanlıklar sıradanlığın ötesine geçebilir. İşte tam da bu noktada, “Unutkanlık ne zaman ciddiye alınmalı?” sorusu karşımıza çıkar. Bu yazıda, hem küresel hem de yerel perspektiflerden bakarak unutkanlığın farklı kültürlerde nasıl algılandığını, hangi durumlarda dikkate alınması gerektiğini ve topluluk olarak bu konuda nasıl bir farkındalık geliştirebileceğimizi ele alacağız. Küresel Perspektif: Unutkanlık Evrensel Bir Endişe mi? Unutkanlık, dünyanın dört bir…
Yorum BırakGerekçeli Karar Nedir? Ne Zaman Sonuçlanır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, her gün karşımıza çıkan bir soru vardır: “Neden insanlar bazı kararları alırken diğerlerini reddeder?” Gerekçeli kararlar, bu sorunun merkezinde yer alır. İnsanlar, verdikleri kararların arkasında mantıklı bir gerekçe arar. Ancak, bu gerekçelerin ne kadar “gerçekten” mantıklı olduğu, çoğu zaman yalnızca bilincin farkındalığına bağlıdır. İnsanlar karar alırken çoğu zaman bilişsel, duygusal ve sosyal faktörlerin etkisi altında kalırlar. Bu yazıda, gerekçeli kararları psikolojik bir mercekten inceleyecek ve bu kararların ne zaman sonuçlandığını anlamaya çalışacağız. Gerekçeli Karar ve Bilişsel Psikoloji Bilişsel psikoloji, insanların nasıl düşündüklerini ve…
Yorum BırakAltın Kum Plajı Nerede? Kaynakların Sınırlılığından Toplumsal Refaha Uzanan Bir Ekonomik Bakış Bir ekonomist olarak sahile baktığımda yalnızca deniz ve kum görmem; aynı zamanda kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin maliyeti üzerine düşünen bir sistem görürüm. Çünkü her kum tanesi, her turist, her işletme; bir kararın, bir fırsat maliyetinin yansımasıdır. “Altın Kum Plajı nerede?” sorusu bu anlamda yalnızca coğrafi bir merak değildir. Aynı zamanda piyasa dinamiklerinin, bireysel tercihlerle toplumsal refah arasındaki dengenin sorgulandığı bir ekonomik metafordur. Turizm Ekonomisinin Kalbi: Altın Kum’un Coğrafi Değeri Altın Kum Plajı, Ege kıyılarında yer alan Didim’in en bilinen turistik alanlarından biridir. Ancak burada önemli olan “nerede olduğu”…
Yorum BırakTavşan Yürekli Ne Demek? Geçmişin İfadesi ve Toplumsal Dönüşümler Üzerinden Bir Analiz Bir tarihçi olarak, her kelime ve deyimin ardında, yıllar boyunca şekillenen toplumsal bir bağlamın olduğunu düşünüyorum. “Tavşan yürekli” gibi deyimler, halk arasında basit bir ifadeymiş gibi görünebilir; ancak bunların anlamlarını araştırırken, hem geçmişin izlerini hem de zaman içinde toplumsal dönüşümleri görmek oldukça öğretici. Bu deyimi daha derinlemesine incelediğimizde, tavşanın, doğanın her zaman korkusuz, cesur ve zeki bir varlık olarak tasvir edilmesinin aksine, insan karakterinin farklı katmanlarını temsil eden bir sembol olarak nasıl evrildiğine şahit olacağız. Tavşan Yürekli: Anlamı ve Kökeni Tavşan yürekli ifadesi, halk arasında cesaretten yoksun, ürkek…
Yorum BırakGenel Ev Yasak mı? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Bir Antropoloğun Bakış Açısıyla Kültürlerin Çeşitliliği Kültürler, insanların toplumsal yapıları, değer yargıları, gelenekleri ve ritüelleriyle şekillenir. Bu şekilleniş, hem bireylerin hayatlarını hem de toplulukların varoluşlarını belirler. Bir antropolog olarak, kültürlerin birbirinden ne kadar farklı olabileceğini ve bu farklılıkların toplumsal normlara nasıl yansıdığını anlamak beni her zaman cezbetmiştir. İnsanlık tarihinin çeşitli evrelerinde, bir toplumun ahlaki değerleri ve toplumsal yapıları, belirli pratiklere nasıl yön verdi? Bu yazıda, “genel ev” kavramını antropolojik bir perspektiften ele alacak ve toplumsal ritüeller, semboller, kimlikler ve topluluk yapıları çerçevesinde tartışacağım. Genel evlerin yasak olup olmadığı sorusu, bu soruya verilen…
Yorum BırakBilir Geniş Zaman mı? Geçmiş ve Bugün Arasındaki Zaman Çizgisi Üzerine Bir Düşünce Geçmişin İzinde: Tarihçinin Bakışı Tarihçi olarak geçmişi incelerken, sadece eski zamanları anlamaya çalışmakla kalmıyorum; aynı zamanda bu geçmişin bugünkü dünyamızla nasıl bir bağ kurduğunu, nasıl bir köprü inşa ettiğini de keşfetmeye çalışıyorum. Zamanın ne kadar geniş ve katmanlı bir yapı olduğunu düşündükçe, bu soruyu daha çok soruyorum: “Bilir geniş zaman mı?” Geçmişin uzandığı noktalara bakarak, insanların yaşadığı dönüşümleri, kırılma noktalarını ve toplumsal evrimleri anlamaya çalışmak, sadece tarihsel bir analiz değil, aynı zamanda bugünün dünyasında da derin bir farkındalık yaratmaya yardımcı olabilir. Geniş Zamanın Tanımı ve Tarihsel Perspektif…
Yorum BırakHakediş Neden Yapılır? Bir İnşaat Projesinin Kalbi Hepimiz bir şekilde inşaat projelerinin içinde yer almışızdır – belki bir ev alırken, belki de büyük bir altyapı projesinin içinde çalışan biri olarak. Ama genellikle, bu projelerin nasıl işlerlediğini çok fazla sorgulamayız. İşin içinde birçok karmaşık belge, sözleşme ve düzenleme vardır, ama en önemlilerinden biri, her zaman karşımıza çıkan hakediş evraklarıdır. Hakedişin ne olduğunu hepimiz biliyoruz, ama hakediş neden yapılır? İşte asıl soru bu! Bugün, bir inşaat projesinin neden hakedişe ihtiyaç duyduğuna dair derinlemesine bir inceleme yapacağız. Şimdi gelin, hem ekonomik hem de kültürel açıdan bu önemli soruyu birlikte keşfedelim. Hakedişin Kökenleri: Temel…
Yorum Bırak