Bazilika Hangi Gölün Altında? Gizemli Bir Soruya Mizahi Bir Yanıt
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşında, gündelik hayatın içerisinde her anını esprilerle süslemeye çalışan ama bir o kadar da derin derin düşünen, bazen kafa karıştıran biriyim. Herkesle eğlenirken, bir taraftan da “Nereden geldik, nereye gidiyoruz?” diye sürekli kafa yoruyorum. Bunu yazarken de biraz kafam karıştı aslında. O kadar karmaşık ve çok yönlü bir insanım ki, tam olarak ne yazacağımı bilmeden başlıyorum. Ama olan şu: Bazilika hangi gölün altında? sorusu kafamı kurcalıyor. Bunu bir şekilde çözmeliyim. Ve tabi… Bunu mizahi bir dille anlatmalıyım. Çünkü hayatta çok ciddi olmaya gerek yok.
Her şey bir tesadüf müydü?
Geçenlerde, İzmir’in tam ortasında bir kafede otururken, arkadaşım bana bir soru sordu. “Bazilika hangi gölün altında?” dedi. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. “Ne alaka?” diye geçirdim içimden. Hemen soruyu geri atmaya karar verdim. “Bu soru test mi? Bilgi yarışması mı bu?” dedim. Arkadaşım gülümsedi. “Bence hiç düşünmeden cevap ver.” O an içimden geçen birkaç düşünceyi şöyle sıralayayım:
“Bazilika… Göl? Allah Allah, kesin tarih kitabımda unuttuğum bir yer var.”
“Hah, ben de her şeyi biliyorum zannediyorum. Şimdi işin içinden çıkarsam çok iyi olacak.”
“Ama bu kadar basit olamaz! Belki başka bir şeydir, ya da belki de o an bir şeyin altı falan…”
“Yok be, doğru cevap kesin ‘hiçbir yerde’ olmalı.”
O kadar çok şey geçti aklımdan ki! Ama dur, dur… Ben bu konuda bir yanlışlık yapamam. Arkadaşım belki de bir şaka yapıyordur. Ya da kim bilir, hayatınızdaki en ilginç, ama bir o kadar da karmaşık soruyu sormak için sabırsızlanıyordur.
Bazilika ve Göl Arasında Kalmış Bir Genç
Birkaç dakika düşündüm. Sonra bir şey fark ettim: Bazilika tarihi bir şeydi ve göllerle alakalı olamayacak kadar büyük ve ihtişamlı bir yapıya sahipti. Ama neden göl? Yani bazen öyle sorular gelir ki, insan “Ne alaka?” diyecek kadar duraklar. Bu da öyle bir soruydu. Hadi durumu bir nebze daha ciddiye alalım:
Bazilika; aslında Antik Roma’daki büyük ibadet yerlerinden birine verilen isimdi. Ama gölün altında olması… Bunun neresi gerçekti? Gerçekten bir gölün altındaki bazilika var mıydı? Bir türlü bu ikiliyi bir arada düşünemedim.
Düşünüyorum, düşünüyorum ve birden fark ediyorum: Sadece gölün altındaki bir bazilika değil, aslında benim kafamda her şeyin altındaki, her düşüncenin karanlık köşelerinde gizli kalan bir bazilika var. Yani o kadar karmaşık bir insanım ki, bazen kendi kafamın içinde gezdiğimde bir labirente dönüşüyor her şey. Bir taraftan derin düşüncelerim, bir taraftan da gülüp geçmek istediğim olaylar arasında sıkışıp kalıyorum.
İçimdeki Kafa Karışıklığı
Kafamda dönüp duran bu düşünceler bir yana, dışarıda arkadaşım hala “Bazilika hangi gölün altında?” diye soruyor. Birden içimdeki ses devreye giriyor:
“Eğer şu an doğru cevabı veremezsem, bu beni gerçekten küçümseyecekler.”
“Bazen bu tarz soruları ciddiye almamalısın. Ama ‘ciddi’ olmak da bazen anlamsız.”
“Hadi ama, bazilika… gölün altı? Nerede okudum ben böyle bir şey?”
Bütün bu düşünceler kafamda dönüp dururken, cevap vermek için tam zamanım geldi. Ama her şeyin altına bir şeyler koymak, görmek istediğimizden çok farklı olabilir. Arkadaşım bir yandan yüzüme bakıyor, “Cevap vermek zorundasın!” diyor. Bunu hissetmek, o an biraz daha baskı yapıyor.
“Gerçekten bir bazilika gölün altında olabilir mi?” diye düşündüm. Yoksa bu, bir tür bilmecemiydi? Bir tür mizahi bir soru, aslında beklenmedik bir şekilde, içsel derinliklere inme fırsatı mı? Ne kadar ilginçti!
Sonunda Gerçek Cevap!
Bir süre sonra, soruyu esprili bir şekilde geçiştirmeyi düşündüm. Cevabım şöyle olabilirdi: “Bazilika suyun altında, ama suyun üstünde bir yere yerleşmek isteyen bir yığın geçmiş insanın ruhları var. O yüzden göl… ve altında bazilika!” Tamamen absürd bir açıklama yapabilirim diye düşündüm. Herkesin gülmesini beklerken, birden zihnimde bir ışık yandı. Aaaa! Bazilika ve göl arasındaki bu bağlantı, belki de gerçekten tarihsel bir gerçekti. Eğer doğru çözümle bu meseleyi netleştirirsem, hem bilgi edinmiş olurum, hem de biraz daha ciddiyet kazandırırım!
Sonunda öğrendim ki; Bazilika aslında İstanbul’da, yer altında bir yapıyı ifade ediyor! Hatta yeraltındaki en meşhur yapıyı oluşturan Yerebatan Sarnıcı, bazilikaya çok benziyordu. Tabii, burada işin içine mitolojik anlamlar giriyor ama gerçek anlamda göl falan yok, sadece su var. Yani… suyun altında gizli bir bazilika var! Ahhh… Sonunda cevabı buldum! Arkadaşım da, bu kadar karmaşık bir konuya ne kadar basit bir yaklaşım getirdiğimi görünce gülmeye başladı.
Sonuç: Hayat Bazen Bazilika ve Göl Arasında Bir Yerdir
Gerçekten de hayat, bazen bir bazilika gibi derin ve gizemli, bazen de bir göl gibi sakin ve duru olabilir. Ama biz her zaman bu soruyu hayatın içinde bir şekilde karşımıza çıkarırız: Bazilika hangi gölün altında? Bu sorunun cevabı, aslında her birimizin kendi içindeki derinliklere inmesinin bir simgesi olabilir.
İçsel bir gölün altındaki bazilika, belki de bizlerin bilinçaltında sakladığı karmaşık düşünceler ve gerçeklerle örtüşüyordur. Bazen bu soruları ciddiye almak, bazen ise sadece espriyle geçiştirmek gerekebilir. Benim gibi kafa karıştıran biri için, bu tür sorular gerçek hayattaki yüzeysel meselelerin ötesine geçmek için bir fırsat olabilir.
Güzel bir şey var: Her şeyin cevabı ne olursa olsun, gülüp geçmeyi de öğrenmeliyiz. Bazen bazilika ve göl arasında kaybolan bir genç gibi hissetseniz de, her şeyin altına biraz eğlence eklemek gerek. Geriye dönüp bakınca, hayatta küçük şeylerle gülmenin çok büyük anlamlar taşıdığını fark ediyorsunuz.